Yapay zeka herşeyi bilmiyor. Yapay zeka bazen sallıyor. Bilmediğini bilmek o kadar önemli bir şey iken hem de. Evet güzel promt girdiğinizde bazen harikalar yaratabiliyor. Evet çok hızlı ve evet bir sürü farklı saatlerce araştırma yaparak ulaşılabilecek bilgiyi anında text'e dökebiliyor.
Yine de birşeylerin altını çizmek, belki kitabın bir köşesine notlar almak ya da sayfaya dokunmak, onu koklamak, üzerine çay dökülmesi belki de.. Tamam daha fazla romantize etmeden ilerlemeye çalışayım.
YZ çok büyük oranda internet kaynaklarından besleniyor. Çalışma mantığının hep bir yere kadar çok iyi işlediğini sonrasında onu geliştirenler dahi sonuca nasıl ulaştığını çözebilmiş değil tam anlamıyla.
Mimari metinlerin kişiselliği, şahsi yönleri, kendine-haslığı, kişiyi bağlayıcılığı ya da karşıdakinin anlama biçimine göre anlam bulabilmesi halen yapay zekanın becerebileceği birşey değil. İşin ilginç yanı (yani bana göre aslında çok da ilginç olmayan) ben hiçbir zaman tam anlamıyla bu beklentileri karşılayabilecek şeyler üretebileceğini düşünmüyorum. Yapsa yapsa derleme, genel analiz, yorum ve ilişkilendirme ile açıkçası çok iyi bir ifade gücü ile zenginlik kazandırabilir. Daha insana dokunan, GERÇEK TECRÜBELER'den dökülen belki bazen çuvallama öykülerini YZ'den asla okuyamayacağız. Ki otobiyografi türünde (meslek pratiği adını verdik bu türden içeriklere mimarokur'da) anlatının ne olduğundan ziyade anlatana odaklandığımız, anlatanın yaşadıklarını okuyup - hissetmek isteyebileceğimiz türden içerikleri de yine YZ ne yazıkki üretemeyecek.

Okuma eyleminin bizâtihi kendisinden keyif almayı amaçlayanlar için, hedonistik fiilde nirvanaya çıkmak YZ metinlerinde mümkün görünmüyor. Ve bu gerekçelerle YZ çağında (da) mimarlığı kitaplardan okumak işinin halen tek gerçek rakibinin mimarlığı gezerek - deneyimleyerek okumak olduğunu düşünüyorum.

Yorumlar