“New York’un yer altıyla ilgileniyorum. Yapısal yüzeyleri ve mimari konteynerleri delmekle uğraştım; bugünlerde ilgimi çekense şehrin altında ne olduğu… Neye dayanıyor… Temelleri neler…”

Matta-Clark’ın bu sözleri, mimarlığın genellikle görmezden geldiği bir alanı işaret eder: yapının kendisini taşıyan ama asla temsil edilmeyen kısmı. Yer altı, temeller, altyapı; mimarlık tarihinde çoğu zaman sadece teknik bir zorunluluk olarak ele alınır. Oysa burada şehrin gerçek hafızasının bu “aşağıda” biriktiğine dair güçlü bir sezgi var.

Matta-Clark, New York’un yer altını sadece fiziksel bir boşluk olarak değil, erişilemeyen bir bilgi alanı olarak tarif ediyor. Kapalı kapılar, paylaşılmayan haritalar, direnen kurumlar… Şehrin altında olan biten, yukarıdaki temsilin aksine şeffaf değil. Bu gizlilik, yer altını aynı zamanda politik bir mekâna dönüştürüyor.

“Çünkü belki de mülkleri aşağıdan daha savunmasızdır.”

Bu cümle mimarlık açısından sarsıcıdır. Mülkün, parselin, yapının kırılgan noktası cephede ya da çatıda değil; temelde, yani gözden uzak olan yerde başlar. Yukarıdaki düzenin devamı, aşağıdaki yapının korunmasına bağlıdır. Bu yüzden yer altı hem bastırılır hem de sıkı biçimde kontrol edilir.

Matta-Clark’ın kesme, delme, yarma eylemleri de tam burada anlam kazanır. Bu müdahaleler bir “form arayışı” değil; yapının gizlediği şeyi görünür kılma çabasıdır. Bir bina kesildiğinde, aslında şehir de kesilir. İç-dış, üst-alt, kamusal-özel gibi ayrımlar geçici olarak askıya alınır.

“Bir tür gizem var bunda.”

Bu gizem, mimarlığın çoğu zaman kaybettiği bir şeydir. Her şeyi ölçmeye, adlandırmaya ve netleştirmeye çalışırken; belirsizliği, karanlığı ve bilinmeyeni dışarıda bırakır. Matta-Clark ise tam tersine, mimarlığı yeniden bilinmeyenle temas eden bir pratiğe dönüştürür.

Yer altına bakmak, aslında mimarlığın kendisine bakmaktır. Ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu, ne kadarının görünmez anlaşmalar ve bastırılmış yapılar üzerine kurulduğunu sorgulamaktır.

Belki de bu yüzden Matta-Clark’ın işi hâlâ rahatsız edici. Çünkü bize şunu hatırlatır:
Mimarlık, sadece inşa ettiğimiz şeyler değil; görmezden geldiklerimizdir de.


Kitabın adı: Gordon Matta - Clark
Yayınevi: Lemis Yayın
Yazar: Kolektif
Çeviri: Baran Bilir
Basım tarihi: 2012
Sayfa sayısı: 160