0:00
/0:35
1×
Konvansiyonel ve yeni medyada sıkça karşılaşılabilen pek çok terim, akım, kavram ve hatta teoriye görseller ile birlikte yer verilen keyifli bir kaynak.
Resimli kitaplar tarih olmadı mı? Yapay zeka çağında böyle kaynaklara ne ihtiyaç var ki? filan hiç demeyin. Çok sağlam metinlere, literatürde yer alan
0:00
/0:35
Konvansiyonel ve yeni medyada sıkça karşılaşılabilen pek
0:00
/0:34
1×
Renk tercihleri, yazı tipi, dizgi, tasarım ve yerleşim ile daha farklılığını elinize alır almaz hissedebileceğiniz keyifli bir giriş seviyesi kitabı. Kitapta adından anlaşılacağı üzere mimarlıkla ilgili 100 soru yer alıyor. Bu sorulara bir çok kısa bir de uzun denmiş ama görece yine kısa yanıt yer
0:00
/0:24
1×
Bazı çok temel kavramların, isimlerin ve ekollerin hızlı tanımlarıyla görsellerine yer verilen, son kısmında mini bir dizin ile sözlük kısmı da olan tatlı bir mimarlık giriş kitabı.
Ayaküstü okumalık tarzında çok temel ve giriş seviyesinde ancak şaşırtıcı derecede fazla kavrama odaklanan bir metin. Yeni başlayanlar,
0:00
/0:24
Bazı çok temel kavramların, isimlerin ve ekollerin
Geride bıraktığımız haftada öne çıkan mimarlık temalı kitaplardan kısa bir seçkiyi aşağıda sizlerle paylaştım.
Arketon’dan Yeni Çıktı: Modern Mimarlık - Eleştirel Bir TarihYayınevlerinin dizileri bir koleksiyonerin koleksiyonuna ekleyeceği ürünü heyecanla ve sabırsızlıkla beklediği gibi heyecan ve sabırsızlık yaratıyor. Naçizane arketon da benim için öyle. Çok kıymetli kalemlerin yer aldığı
Yayınevlerinin dizileri bir koleksiyonerin koleksiyonuna ekleyeceği ürünü heyecanla ve sabırsızlıkla beklediği gibi heyecan ve sabırsızlık yaratıyor. Naçizane arketon da benim için öyle. Çok kıymetli kalemlerin yer aldığı editoryal ekip yine harika bir iş çıkarmış gibi duruyor.
Tabii ki sipariş verildi ve bekleyiş başladı. Kitap elime ulaştığında ilk izlenimlerimi paylaşıyor olacağım.
İstanbul üzerine çok şey yazıldı; çoğu zaman ya nostaljiye yaslanan ya da bugünün kaosuna takılıp kalan metinler okuduk. Enno Maessen’in Modern İstanbul’un Yeniden Temsili adlı kitabı ise bu iki uçtan bilinçli bir şekilde uzak duruyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan çalışma, İstanbul’u —özellikle de Beyoğlu’nu— bir “hatırlama
Kitaplarınızı kütüphanenize nasıl yerleştiriyorsunuz? Yazar adına göre mi? Yayınevine göre mi? Yoksa benim gibi kendinize göre bir kategorizasyon stili mi geliştirdiniz?