“Zihinde kurgulanan (ide) gerçek mekân, şimdi-burada deneyimlenenin bir arıza (gölge) olması giderek geçmişin hakikati, şimdinin yanılsaması olmasına evrilmektedir.”
“Olağanüstü olan olayların değil, olayların açığa çıkardığı mekândır.”
Bekir Şakir Konyalı’nın Edebi Mekânın Poetikası, mekânı bir sahne olarak değil, anlatının etkisiyle oluşan bir iz alanı olarak ele alır. Burada mekân, olaydan sonra gelir; hatta çoğu zaman olaydan arta kalan şeydir. Görülen değil, sonradan sezilen bir varlık kazanır.
Alıntıdaki “şimdi-burada” ile “geçmiş” arasındaki yer değiştirme, mekânın zamanla kurulan ilişkisini tersyüz eder. Şimdi, güvenilir olan değildir; geçmiş, idealleştirilmiş bir mekânsal hakikate dönüşür. Bu tersine çevirme, edebiyatta olduğu kadar mimarlık düşüncesinde de tanıdıktır. Mekân, yaşandığı anda değil; hatırlandığı anda netleşir.
Metnin dikkat çekici yanı, olağanüstüyü bir içerik olarak değil, bir işleyiş biçimi olarak tanımlamasıdır. Fantastik olan, fizik kurallarının askıya alınması değildir; anlatının, mekânı açıklamak yerine muğlaklaştırmasıdır. Böylece mekân, çizilebilir bir şey olmaktan çıkar; yorumlanabilir bir şeye dönüşür.
Burada “anlatıcının izleri” vurgusu kritik bir eşik oluşturur. Mekân, tarafsız bir fon değildir; anlatıcının bakışıyla yoğrulur. Olan bitenin kendisinden çok, onun nasıl aktarıldığı mekânın karakterini belirler. Bu yüzden edebi mekân, ölçülebilir olmaktan çok okunabilirdir.
Metnin Hisar romanlarına yaptığı gönderme, mekânın masal diliyle kurulduğu anları işaret eder. Masal, mekânı açıklamaz; ona inanılmasını ister. Okur, mekânın gerçekliğini sorgulamaz; onun içinde yer almaya razı olur. Böylece mekân, anlatıcının kaybolan tanıklığına eklemlenir ve paylaşılan bir deneyim alanı haline gelir.
Bu noktada “kaybedilmiş mekân” kavramı öne çıkar. Kaybolan şey bir yer değil, oraya ait olma imkânıdır. Mekân, fiziksel varlığını sürdürebilir; ama anlatıdan düştüğü anda yaşantısal karşılığını yitirir. Metinlerarası okumada bu, mekânın metinden metne taşınan bir hafıza nesnesi olması demektir.
Dolayısıyla Edebi Mekânın Poetikası, mekânı tanımlayan bir kitap değildir. Mekânın nasıl oluştuğunu, hangi anlatısal gerilimlerle varlık kazandığını izler. Okuru, mekânı “görmeye” değil, mekânın izini sürmeye davet eder.

Bir kitap tavsiyesi olarak bu metin, mimara ya da okura şunu önerir:
Mekânı inşa etmeden önce, nasıl anlatıldığını düşün.
Çünkü bazı mekânlar yapılmaz; anlatı içinde yavaş yavaş ortaya çıkar.
Ve belki de en önemlisi:
Mekân, her zaman orada değildir.
Bazen ancak okunduğunda var olur.
Kitabın adı: Edebi Mekânın Poetikası
Yayınevi: KETEBE
Yazar: Bekir Şakir Konyalı
Basım tarihi: 2022
Sayfa sayısı: 208
Yorumlar