“Mimari tasarım, üzerinde taşıdığı bilgi yükü açısından farklı disiplinlerin ve mimarlık alt konularının birleşiminden oluşmaktadır. Bu karmaşık ilişkilerin bir arada düşünülmesi gerekir ve sonuçta mimari tasarım, en optimal çözüme ulaşmayı hedefleyen bir süreci kapsar.”
Mimarlık çoğu zaman dışarıdan bakınca estetik bir üretim gibi algılanıyor. Oysa stüdyoda geçen ilk haftadan itibaren şunu fark ediyoruz: mesele form bulmak değil, veri yönetmek. İklim, yapı fiziği, malzeme, kullanıcı, bütçe, yönetmelik… Hepsi aynı masada.
Bu yüzden tasarım süreci aslında yaratıcı bir sezgiden çok, bir tür koordinasyon işi. Bir katman ekliyorsun: strüktür. Bir katman daha: sirkülasyon. Bir diğeri: mekanik sistemler. Her karar bir öncekini bozuyor, sonra yeniden ayarlıyorsun. Bir bakıma mimarlık, sürekli revize edilen bir denklem çözmek gibi.

“Optimal çözüm” ifadesi de burada önemli. Mükemmel diye bir şey yok; sadece çelişkileri en makul noktada uzlaştıran bir denge var. İyi proje, en gösterişli olan değil, en az problem çıkaran oluyor.
Belki de mimarın asıl yeteneği çizim yapmak değil; karmaşayı yönetilebilir bir sisteme dönüştürmek.
Kitabın adı: Mimarlık Üzerine Bir Bilimsel Araştırma: Tasarım, Yöntem, Uygulama
Yayınevi: Efil Yayınevi
Yazar: Leyla Yekdane Tokman
Basım tarihi: 2012
Sayfa sayısı: 96
Yorumlar