“1950’li yıllarla birlikte çağdaş müziğin temel sorunları; belirsizlik, rastlantısallık, yorumlama, doğaçlama, eylem, gürültü, ses katmanları, tekrar, doğal figürasyon, çoğaltma, hazır-ses, dekompozisyon, oyun, elektronik müzik, müzik tiyatrosu, deneyselcilik ve mekânsallık gibi kavramlar çerçevesinde ele alınan açık biçim olacaktır.”
“Notasyonun kendisi mekânsallaşmıştır.”
Mekânsallık: Sanat Üretiminde Eşzamanlılık Durumu, mekânı mimarlığın ya da görsel sanatların sınırlarından çekip çıkarıp, işitsel deneyimin içine yerleştirir. Burada mekân, ne bir oda ne bir bina ne de fiziksel bir kabuktur. Mekân, sesler arası ilişkilerin görünür hâle geldiği bir düşünme yüzeyi olarak tarif edilir.
Metnin John Cage üzerinden kurduğu tartışma kritik bir eşiğe işaret eder: Zamanın çizgisel ilerlediği geleneksel müzik yazısı terk edilirken, sesler yatay bir düzlemde yan yana gelir. Bu noktada müzik, dinlenen bir şey olmaktan çıkar; okunan, izlenen ve gezilen bir şeye dönüşür. Notasyon artık zamanı değil, olasılıkları temsil eder.
Bu dönüşüm mekânsal bir kırılmadır. Çünkü ses, ilk kez bir “yer” edinir. Cage’in diyagramatik notasyonları, müziği akıştan koparır ve onu bir alan hâline getirir. Dinleyici, artık yalnızca işiten değil; konumlanan bir özne olur. Hangi sesi ne zaman duyduğu kadar, nerede durduğu da anlam üretir.
Bu yaklaşım, mimarlıkla doğrudan konuşur. Çünkü burada tarif edilen şey, mekânın formdan çok ilişkiler ağı olarak düşünülmesidir. Tıpkı bir yapının duvarlarından çok dolaşımına, boşluklarına ve eşzamanlı kullanımlarına bakmak gibi. Mekân, bir kabuk değil; olasılıkları düzenleyen bir sistemdir.
Metinlerarası düzlemde bu kitap, John Cage’in müzikte yaptığını, mimarlığın ve sanatın geneline yayar:
kontrolü azaltmak, kesinliği askıya almak, yorumu serbest bırakmak.
Burada önemli olan sonuç değil, süreçtir. Sesin nereden geldiği kadar, nasıl karşılaştığıdır. Aynı anda var olan, ama birbirini bastırmayan katmanlar… Bu, güncel mekân deneyiminin de tarifidir. Alışveriş merkezleri, açık ofisler, kamusal iç mekânlar — hepsi eşzamanlılık üzerinden çalışır.
Kitap, mekânı sessiz bir arka plan olarak değil, deneyimin aktif bir bileşeni olarak ele alır. Bu nedenle mimarlar kadar; müzisyenler, sahne sanatçıları ve hatta yazıyla uğraşanlar için de güçlü bir referans üretir.
Bir kitap tavsiyesi olarak Mekânsallık,
“mekân nedir?” sorusunu değil,
“mekân ne yapar?” sorusunu sordurur.

Ve belki de en önemlisi şunu hatırlatır:
Bazı mekânlar içinde bulunulmaz —
içinden geçilir.
Kitabın adı: Mekansallık: Sanat Üretiminde Eşzamanlılık Durumu
Yayınevi: Yeni İnsan Yayınevi
Yazar: Aykut Köksal, Emre Zeytinoğlu, Erdem Ceylan, Erdem Çöloğlu, Esen Çamurdan, İlke Boran, Mehmet Kerem Özel, Nihal Geyran Koldaş, Nusret Polat, Sevgi Doğan, Tijen Savaşkan, Tolga Yayalar, Yiğit Özatalay, Zeynep Dündar, Önay Sözer
Basım tarihi: 2020
Sayfa sayısı: 224
Yorumlar