“Pistin orada padok alanında gezindik, bu o zamanlar genellikle yapabileceğiniz bir şeydi. Şahit olduğum manzara, hele de yarış pistinin sesleriyle neredeyse kendimden geçiyordum. Daha önce duyduğum hiçbir şeye benzemiyordu. Gürleyen, heyecan verici sesleri olan V8 DFV motorları, tiz sesli BRM V12 motorları ve neyi tamir ettiklerini bilmesem de onlar üzerinde çalışan mekanikerleri izlemek beni büyülemişti. Yaptıkları bir şeyi anlayabildiğim zaman inanılmaz heyecanlanıyordum. ‘Baba, arka denge çubuğunu söküyorlar!’
… Ancak Oulton Park, onları vahşi, doğal ortamlarında dahası gerçekten hareket halindeyken ilk görüşümdü. Burası inişli çıkışlı bir pistti ve o günlerde arabalarda yumuşak amortisörler vardı. Arabalar, start/finish çizgisinin yanındaki tepenin üzerinden şimşek hızıyla geçerken değişen sürüş yüksekliklerini izlerken donakalmıştım.”

V8, V12, amortisör, denge çubuğu… Teknik terimler bilmeyenler için korkutucu ama metnin asıl gücü teknik değil, ilk karşılaşma duygusu.

Bir çocuğun padokta dolaşıp makineleri hayranlıkla izlemesi.

Bilmeden bakmak.
Anlamaya çalışarak bakmak.

Ve bir anda bir ayrıntıyı yakalamak: “denge çubuğunu söküyorlar!”

Bu an bana tasarımla ilk temas anını hatırlatıyor. Bir şeyi sadece tüketen biri olmaktan çıkıp, “nasıl çalışıyor?” diye sormaya başladığın eşik. Belki de mühendislik, mimarlık, tasarım hep o küçük merak cümlesiyle başlıyor.

Metindeki “vahşi, doğal ortamlarında” ifadesi hoş. Arabalar sergi salonunda değil, hareket halindeyken anlam kazanıyor. Bu da mimarlık için tanıdık bir durum: bir bina çizimde değil, kullanılırken gerçek oluyor.

Boş planda kusursuz görünen şey, hareketle sınanıyor.

İnsan giriyor, yük değişiyor, ses çıkıyor, esniyor.

Newey’in arabaları izlerken “sürüş yüksekliklerinin değişimini” fark etmesi aslında çok mimari bir bakış: formu değil, davranışı izlemek. Nesnenin statik halini değil, performansını görmek.

Dolayısıyla pasajın çerçevesi basit: merak + gözlem. Ama buradan çıkan ders net. Tasarım, önce dikkatle bakmayı öğrenmek.

Belki de iyi tasarımcılar, çocukken padokta oyalananlar arasından çıkıyor.


Kitabın adı: Bir Araba Nasıl Yapılır?
Kitabın özgün adı: How to Build a Car
Yayınevi: Fihrist
Yazar: Adrian Newey
Çeviri: Görkem Yetiş
Basım tarihi: 2024
Sayfa sayısı: 382