Bir taraf “fazla teorik”, diğer taraf “fazla pratik” bulunur.
Oysa mesele hiçbir zaman bu kadar basit değildi.
Çizmek mimarlığın doğal refleksi. El kaleme gider, zihin kağıtta dolaşır. Bir duvarı düşünürken onu çizersin, bir boşluğu anlamak için kesit alırsın. Çizgi, düşüncenin kısayoludur. Hızlıdır. Sezgiseldir. Hatta biraz da tehlikelidir. Çünkü hız, bazen ikna edicidir.
Bir şeyi hızlı çizebildiğimizde, doğru olduğuna da hızlıca inanırız.
Belki de mimarlığın küçük yanılsamalarından biri burada başlıyor.
Çünkü çizmek çoğu zaman “nasıl” sorusuna cevap verir.
Ama mimarlığı asıl zorlayan soru hep “neden”dir.
Neden bu plan şeması?
Neden bu oran?
Neden bu cephe dili?
Neden hep aynı konut tipi, aynı koridor, aynı salon?
Bu sorular kalemle değil, metinle açılıyor.

Okumak tam burada devreye giriyor. Yavaş bir eylem olarak. Dirençli bir eylem olarak. Çizgi gibi akmıyor; takılıyor, geri döndürüyor, şüphe ettiriyor. Bir paragraf, bazen bütün bir projeyi durdurabiliyor. Bir kavram, alışkanlıkları boşa çıkarabiliyor.
Bir kitap okuduğun gün, artık o eski planı o kadar rahat çizemiyorsun.
Çünkü artık sadece ölçüleri değil, arkasındaki niyeti de görüyorsun.
Bence mimarlık eğitiminde sıkça gözden kaçan şey şu: Çizmek üretimdir, ama okumak pozisyon almaktır. Seni bir yere yerleştirir. Bir düşünce geleneğine, bir eleştiriye, bir tarihe bağlar. Çizdiğin her şey artık boşlukta durmaz; bir bağlama oturur.
Aksi halde çok çizeriz, ama hep aynı şeyi çizeriz.
Bugün etrafa bakınca zaten fazlasıyla görsel var. Ekranlar dolusu render, kesit, diyagram… Mimarlık hiç olmadığı kadar “görünüyor”. Fakat belki de hiç olmadığı kadar az düşünülüyor. Sürekli bakıyoruz ama nadiren okuyoruz.
Bu yüzden “çok çizen mimar” fikri bana biraz çağın refleksi gibi geliyor. Hızlı, üretken, gösterilebilir.
“Çok okuyan mimar” ise daha görünmez. Daha sessiz. Belki daha inatçı.
Ama ben hep ikinciye daha çok güvendim.

Çünkü çizgi elden çıkar.
Metin zihinde kalır.
Çizdiklerini unutursun.
Okudukların seni değiştirir.
Belki iyi mimar çok çizen değildir.
Belki iyi mimar, neyi çizmeyeceğini bilen kişidir.
Ve bu bilgi genellikle kitaplardan gelir.


Yorumlar