“Bir kuş yuvasını keşfetmek, bizi gerisin geri çocukluğumuza, yaşanmış olmamız gereken çocukluklara götürür.”
“Yuva, kanatlı yaşamın saklandığı yerdir. Nasıl görünmez olabildi? Ne var ki bir hayalin varlığının ince ayrımlarını belirlemek için o hayalin üzerine fazladan bir izlenim bindirmek gerekir.”
Gaston Bachelard’ın Mekânın Poetikası’nda kuş yuvası, bir nesne olarak ele alınmaz; bir imge yoğunlaşması olarak belirir. Yuva, görünen bir şey olmaktan çok, sonradan fark edilen bir şeydir. Oradadır ama saklanır; bulunur ama kendini açmaz. Bachelard’ın dili tam da bu yüzden mekânı tarif etmez, hatırlatır.
Bu pasajda önemli olan, yuva fikrinin fiziksel karşılığından çok, zihinsel yankısıdır. Yuva bir yapı değildir; bir geri çağırma mekanizmasıdır. Çocukluk, korunma, içe çekilme, gizlenme… Bunların hiçbiri doğrudan anlatılmaz; ama hepsi mekân imgesiyle birlikte çağrılır. Mekân burada temsil edilmez, duyumsanır.
Bu metni okurken fark edilen şey şudur:
Mekân, her zaman görülebilir değildir. Hatta bazen görüldüğü anda etkisini kaybeder. Yuva, görünmezliğini koruduğu sürece çalışır. Tıpkı iyi bir editöryal metin gibi: Her şeyi açtığında değil, bazı şeyleri sakladığında anlam üretir.
Bachelard’ın fenomenolojik yaklaşımı, mimarlıkla doğrudan konuşmaz gibi görünür; ama aslında mimarlık düşüncesinin en kırılgan yerine dokunur: yaşantıya. Ölçülebilir olanla değil, hatırlanabilir olanla ilgilenir. Bu yüzden onun mekânı, planla değil, anıyla kurulur.
Metindeki “fazladan bir izlenim bindirmek” ifadesi kritik. Çünkü burada önerilen şey, nesneye ek bilgi yüklemek değil; bakışı yavaşlatmaktır. Görsel iletişimde ya da mimarlıkta çoğu zaman yaptığımızın tam tersi. Açıklamak, göstermek, netleştirmek isteriz. Oysa Bachelard, anlamın bazen ancak belirsizlikle sürdüğünü hatırlatır.
Bu kitap bir teori kitabı gibi durur ama aslında bir okuma pratiği önerir. Nesnelere, mekânlara, imgelere nasıl yaklaşmamız gerektiğine dair sessiz bir rehberdir. Bu yüzden mimarlar, yazarlar, tasarımcılar bu metni “kullanmaz”; onunla yan yana durur.

Bir kitap tavsiyesi olarak Mekânın Poetikası, “şunu öğrenirsiniz” demiyor.
Daha çok şunu fısıldıyor:
Bazı mekânlar çizilmez. Sadece hatırlanır.
Ve belki de en değerlisi şu:
Bu kitap, mekânı anlatmaz; okuru, kendi mekânlarıyla baş başa bırakır.
Kitabın adı: Mekânın Poetikası
Kitabın özgün adı: La poetique de l’espace
Yayınevi: İthaki Yayınları
Yazar: Gaston Bachelard
Çeviri: Alp Tümertekin
Basım tarihi: 2020
Sayfa sayısı: 288
Yorumlar