“Yapı alanı çevresinde, yönlenimi belirleyen başka etkenler de bulunabilir… Bu farklı durumlar belirli bir yönlendirme stratejisi gerektirebilir ve tasarımınızı geliştirirken konuma dayalı yaklaşımlar esinleyebilir.”

Plan çizerken çoğu zaman ilk refleksimiz kuzey oku oluyor. Güneş nerede, cepheyi oraya açalım. Oysa metnin hatırlattığı şey basit ama kritik: yönlenme sadece iklim meselesi değil, bağlam meselesi.

Bazen en iyi manzara kuzeyde kalır. Bazen güney cephesi gürültülü bir caddeye bakar. Bazen en değerli ışık, homojen ve dolaylı olduğu için bir atölyede ya da sergi mekânında kuzeyden gelir. Yani “güneşe dönmek” otomatik bir doğru değil; her proje için yeniden test edilmesi gereken bir hipotez.

Teknik olarak bu, cephe kararlarının tek bir prensiple değil, veri setiyle verilmesi demek: ışık, gürültü, manzara, komşuluk, mahremiyet. Pencerenin yeri bir estetik tercih olmaktan çok, performans hesabına dönüşüyor. Cam duvar mı, küçük yarık pencere mi, kontrollü açıklık mı… hepsi aynı sorunun farklı cevapları.

Kısacası iyi yönlenme, pusulayla değil, bağlamla okunur. Plan masasında başlayan karar, aslında arsanın etrafında yürürken verilir.


Kitabın adı: Adım Adım Tasarım Fikirleri
Kitabın özgün adı: Basics Entwurfsidee
Yayınevi: YEM Yayın
Yazar: Bert Bielefeld, Sebastian El khouli
Çeviri: Volkan Atmaca
Basım tarihi: 2016
Sayfa sayısı: 84