Taze çekilmiş bir kahveyi sıcacık yudumlarken kitapların içinde kaybolmak ve hafif bir müzik ile ılık bir esinti.. İçeriğinden ziyade okuma eyleminin kendisine odaklanan rafine bir tutku sahibi anonim mimar.
“En iyi” mimarlık kitabı en pahalı ya da en gösterişli olan değil; elinin en çok gittiği, altını çizdiğin, seni rahatsız edip yeniden düşündüren kitaptır. İyi kitap bilgi vermez sadece, bakış açını değiştirir. Mimarlık biraz da o iz bırakmış sayfalarda öğrenilir.
Bu video bize mimarlığın sadece taş ve betondan ibaret olmadığını; düşüncenin aktarıldığı her mecranın aslında mimari birer eylem olduğunu hatırlatıyor. Mimarlığı "okumayı", "dokunmayı" ve "hissetmeyi" sevenler için bu 1,5 saatlik sohbet, tasarım ufkunu genişletecek cinsten.
Uğur Tanyeli, Bülent Erkmen ve Esen Karol’un katılımıyla, mimarlığın "başka mecralarda"
Bazen bir metne rastlıyorsunuz ve “keşke bunu ben yazsaydım” demiyorsunuz; “iyi ki biri bunu bu kadar berrak yazmış” diyorsunuz. Çünkü bazı yazılar bilgi vermekten çok, zihnin içini havalandırıyor. Okuru bir konu hakkında ikna etmiyor; düşünmeye mecbur bırakıyor.
“Zihin bir yer değil, bir süreçtir der Jonah Lehrer. Zihin, nöronlarımız sayesinde sürekli bir akış halindedir… Mimari tasarım bu nedenle tasarımcıya görünenin, kendi filtrelerinin ya da bildiğini varsaydığı durumların ötesinde, mimari araçlarla tekrar keşfedilmeye, ‘bağlam’ dediğimiz ilişkiyi tekrar kurmaya iter… Sorulacak soru şudur: ‘Varsayıyor muyum yoksa gerçekten de öyle mi?
“Her mimari tasarım probleminin, kendinden çok daha büyük ve anlaşılması zor bir bütünün parçası olduğunu kabul etmek… Problem çözümünün kısıtlandığı yapılı çevrenin ötesine geçerek, tarihsel, kentsel, gündelik kullanım gibi birçok farklı katman üzerinden konuyu yeniden ele almak, kolektif bir düşünce sistemi kurmamıza yardımcı oluyor.”
Aslında tasarımı “nesne üretmek”ten çıkarıp
“Kesin sonuçlar diyarını ve bildiklerimizin konforunu bırakıp yeni bir yaklaşım denemek ya da kulağa çılgın gelen bir fikri paylaşmak cesaret ister… Brown’a göre, yaratıcılığı kucaklamanın bir yolu, karşılaştırmaya son vermektir. Uyum göstermek ya da başkalarının başarılarıyla boy ölçüşmek gibi endişeler duyuyorsanız, yaratıcı girişimlerin doğasında olan risk alma ve öncülük
Kitaplarınızı kütüphanenize nasıl yerleştiriyorsunuz? Yazar adına göre mi? Yayınevine göre mi? Yoksa benim gibi kendinize göre bir kategorizasyon stili mi geliştirdiniz?